http://www.milliyet.com.tr/Yazar.aspx?aType=YazarDetay&ArticleID=1001838&Kategori=spor&AuthorID=120&b=&a=Ercan
Güven&ver=78

Ercan GüvenTers Köşe
Gün bugündür.
11
Ekim Cumartesi 2008
Dün Mustafa Denizli transferi... Bugün Milli
maç... Yarın Skibbe, öbür gün Fenerbahçe...
Spor adına durum böyle!..
Peki, ne oldu olimpiyata?
Hani olimpiyat sporun zirvesiydi?.. Hani Biz Pekin’deki kuş yuvasından aşağı
yuvarlanmıştık. Hani “gerekeni yapacaktık”?
Çoktan kış uykusuna yattık. Uyanmamız yıllar sonra.
Çünkü, biri geride kaldı, diğeri çok uzakta olimpiyatın.
Futbolun forması “turkuaz”, sporun şapkası “alaturka”.
* * *
Yağma yok!.. Futbolun en demli günlerinde alıp koyacağım o boş fincanı önünüze.
İster gözyaşı doldurun, ister felsefe yapın.
Lakin unutmayın.
Skandal bitmedi. Pekin’de başladı, sürüyor. El birliği ile perdeleniyor.
Balık hafızamıza güveniyorlar besbelli.
Unutmadığımızı, unutmayacağımızı anlasınlar diye böyle yoğun gündemde yazıyorum.
Hatırlatıyorum... Pekin’de yıkıldık, Bakanımız, Genel Müdürümüz,
Federasyonlarımız çelik gibi ayakta.
* * *
Medya çoktan döndü futbola.
Olimpiyatı kullandılar, sömürdüler, ukalalık ettiler, zamanı gelince çıkarmak
üzere naftalinlediler.
Bugün milli maç, yarın Galatasaray; öbür gün Fenerbahçe... Bu tempoyu dört yıl
daha sürdürecekler.
Oysa, asıl şu anda görev düşüyor medyaya.
Öyle zor bir iş de değil. Önemli federasyonların başkan adaylarını takip
etseler yeter. Güreş, Yüzme, Atletizm, Boks, Halter.
* * *
Mesela Atletizm... Bakın sporculuğunda yanındaydım ben Mehmet Terzi’nin. Çok da
severim. Ama olimpiyat skandalı sırasında soru sormak isteyen radyocuya “Kusura
bakma namaz vakti” diyen, Pekin’i başarı olarak gören bir başkanla olmuyor
işte.
Yok mu bu işin altından kalkacak liyakat sahibi, girişken, çalışkan bir kişi
Türkiye’de?
Onlarca... Yüzlerce...
Mesela elini taşın altına koymaya niyetlenen birini biliyorum:
Haydar Doğan.
Programı nedir biliyor musunuz?.. “2012 falan kandırmaca. Sıfırdan başlayıp
2020’ye kadar çalışmak lazım”...
Bilerek söylüyor Haydar Doğan... Kendisi Türkiye’nin gelmiş geçmiş en iyi
atletlerinden... Yöneticilik yeteneğini de Haydar Doğan’dan başka atlet
çıkartamayan Tunceli’de 4 Türkiye şampiyonu yetiştirerek ispat etti GSGM
il müdürlüğü sırasında.
Ah başkan olsa... Ama ne gezer!
Aday bile olamayacak.
Neden mi?... GSGM kadrosundakilerin Federasyonlara aday olmasını sağlayacak
düzenleme aylardır sayın Bakan’ın masasında. Sayın Bakan’ın Genel Müdür’ü
istifaya zorlamak için imzalamadığı ayyuka çıkmış. Lakin Genel Müdür sayın
Başbakan’ın “yakini” ve bir orta yol aranmakta.
Spor teşkilatında filler kavga ediyor çimenler eziliyor...
Olimpiyat mı?
Biri geride kaldı, sonraki çok uzakta.
* * *
Yazıktır...
Federasyonlar bu işin kilit noktasıdır.
O federasyonlar ki, birkaç tanesinin yönetimi az daha Pekin’de kalacak, geri
dönmeyecekti.
Çünkü birinci derece sorumluydular olimpiyat rezaletinden.
Bakmayın siz Türk sporunu kurtarmak için yeni fikirler icat edenlere. Okullarda
beden eğitimi dersi artırılarak olimpik sporcu yetiştirilecekmiş, seferberlik
gerekirmiş!
Yahu, bu federasyonlar, ellerindeki şampiyonları yarıştıramadılar.
Mevcut sporcuları rezil ettiler.
Bizi de.
Kimdi federasyon koltuğunda oturanlar?
Hükümete yakın adamlar.
İstediği kadar aksini iddia etsin sayın Mehmet Atalay... En güçlü, en göz
önündeki futbol dahil, bir tane spor adamı bulmak zordur farklı düşünen.
Bu gidişle olmayacaktır da.
İşlerini iyi yapsalar sorun yok.
Durum ortada. Beş vakit namazla alınmıyor madalya. Bu referans iyi yönetici
olmaya da yetmiyor.
Unutmayın... Kulağınızın üzerine yatmayın... Sonra hayretler içinde kalmayın.