BAŞI SONU OLMAYAN SEMPOZYUM
Sevgili okurlar 2. yılı geride bıraktık 3. yıla daha umutla bakıyoruz. 3. yıldaki hedefimiz ayağa kalkıp yürümeye başlamak. Bu bizim için şu anlama geliyor, derginin periyodik olarak zamanlamasını tutturmak, her ayın 20 sinde elinize ulaşmasını sağlamak. Bugüne kadar bunu gerçekleştiremeyişimizin birden fazla gerekçesi var. Burada uzun uzun bunları kaleme alıp sizleri sıkmayayım. 2010 için editörlük ve yayın kurulumuzun önüne koyduğu hedef bu.
Kasım ayı içersinde Atletizm Federasyonunun bir önceki federasyon döneminde başlatıp bu federasyon döneminde tamamladığı 7 ciltten oluşan kitap dizisi tek kelime ile harika bu diziyi tamamlayamayanlar mutlaka federasyondan temin etsinler.
5 Aralık’ta Atletizm Federasyonu ve Naili Moran Vakfı’nın ortaklaşa düzenlediği sempozyum Mehmet TERZİ Federasyonunun yaptığı ilklerden biri. Buradan bu sempozyumu düzenleyenleri gönülden kutluyorum.
Kutlamanın ardından tabii ki eleştirilere hazır olun, bu eleştirileri yapmamızın kötü niyetli tarafı yok. Bir defa iş yapan eleştirilir. Nasıl dergiyi eleştirenlerin haklı olabileceklerini baştan kabulleniyorsak, olumlu anlamda eleştiriden de kimse gücenmesin.
Bir defa organizasyonun başı belli değil. Sorumluluklar tam belirlenmemiş. Naili Moran mı? Atletizm Federasyonu mu? Daha sonradan anladığım Ercan HASLOFÇA ve birkaç kişinin insan üstü çalışmaları var son günlere kadar katılım sayısı belli değil 100 kişi beklerken 400 kişi geliyor. Tabii Federasyonun son hafta ilan ettiği “ Bu sene antrenörlük vizesinin uzatma koşulu olunca” yani tüm antrenörlere zorunlu katılım şartı getirilmesi.
Zaten zorunluluk olunca ikinci gün herkes tası tarağı toplayıp memleketine dönmüş. Amaç bir şeyler öğretmekse diplomalı bütün antrenörlere katılımları için destek olunurdu harcırahları karşılanırdı.
Bu satırların yazarı aynı zamanda Naili Moran bilim kurulunun üyesi bırakın davetli konuşmacı olması son hafta sempozyumun bilim kurulundan bile çıkartılmış. Kim çıkarmış? Nasıl çıkarmış? Neden çıkarmış? Hangi yetkiyle çıkarmış? Belli değil bir belli olsa, bir sorumlusu ortaya çıksa sizleri de bilgilendireceğim elbet. Ama kimse sahip çıkmıyor.
Yukardaki gerekçelerle gönülden destek verdiğim sempozyuma katılmadım. Katılanlarda orada olanları anlatsın…
Yine bahsetmeden geçemeyeceğimiz 27 Aralıkta düzenlenen 2. Atletizm Galası yıllardır söyleyip de anlatamadıklarımızı Mehmet TERZİ federasyonu hayata geçiriyor ve üstelik bu sene bu çıta birdenbire yükseldi TBMM çatısı altında gerçekleşti umarım önümüzdeki senelerde bu çıta daha yukarılara taşınır. Mesela iki büyük kent İstanbul – İzmir dede atletleri toplayacak organizasyonlar yapılması, çünkü İstanbul’dan yada İzmir’den Ankara’ya gelemeyecek durumda o kadar çok isim var ki,(Jerfi FIRATLI, Turhan GÖKER, Ali ERGENÇ….. liste uzarda uzar) Sonra gecenin oturma düzeninde ve yemekli olması, belki bir müzik, hatta sorunların dillendirildiği önemli birkaç konuşmacı. Çok mu şey istiyoruz acaba…..
Tüm atletizm dünyasının yeni yılını kutlar 2010 yılının sağlık, mutluluk, başarı getirmesini dilerim.